30 Ağustos 2009 Pazar

Mİchelle Obama'nın giydigi puma ayakkabı 55$

Michelle Obama'nın yukaridaki giydiği ayakkabı 55 dolarmış. hehe. Bakın aşağıdada ayakkabının resmi var. Demekki michelle obamayı çok iyi takip edenler var dünyada. Ayakkabısından kilotuna kadar herşeyiyle ilgileniyor insanlar. Tabi kadın first lady. Barack obamanın yani ameraka başkanının eşi. Tarzda var kadında. Napsın millet :D

İşte 55 $ first ladynin giydiği ayakkabı; puma

25 Ağustos 2009 Salı

Bursada gerçekleşen hayvan katliamı (Bursam et)

Facebook'da günlerdir paylaşım rekorı kıran bir video var. Eminim sizde bilirsiniz. Bu videoda bir hayvana yapılan işkenceler var. Bursada "Bursam Et" adındaki firmanın gerçekleştirdiği bir vahşet. Hamile bir inek güle eğlene bir vinçle yukarı kaldırılıyor, bıçakla karnı yarılıp içinden yavrusu çıkarılıyor. Daha sonra yavrununda boğazı kesilip öldürülüyor.

Bu olaya hiç kimse tepkisiz kalmamıştır. Sizde kalmayın! Videonun altında gerekli iletişim adresleri var. Sizde tepkinizi bu iletişim adreslerine bildirebilirsiniz.

Dikkat! videoyu çocukların ve aşırı kan görmeye dayanamayanların izlemesi önerilmez !





Bursam et isimi firmada geçen bu vahşeti kınıyoruz! sizde tepkinizi göstermek istiyorsanız işte firma yetkililerinin iletişim adresleri.

Serkan Alp Bilgic = serkanalpbilgic@yahoo.com
Bülent Muş = bulentmus@gmail.com

Telefon : 0224 331 6754

Ulaşabileceğiniz yetkililer,
İl Sağlık Müdürlüğü Bursa 0224 233 84 91 – 0224 233 00 71
Bursa Valiliği Bursa 0224 225 19 00 – 0224 222 60 00

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Mİchelle Obama tarzı

Bir first lady olmasına rahmen çok geniş bir tarz anlayışı var michelle obamanın. Aslında herkesin hoşunada gidiyor bu michelle obama tarzı. Çünkü beklenmeyen şeyler hoş gelir insana. Mesela başka ülkelerin first lady lerini düşünün. Hiç bu şekilde bir açılımları yok. Takdir ediyorum! Yukarıdaki resmide çok hoşuma gitti. Ayakkabılarıda çok iddali. Pantolon desen cuk oturmuş. neyse daha fazla derine girmeyelim. Çok şanslı bu barack obama. Bırakkk obamaaaa :D

21 Ağustos 2009 Cuma

Hidrolik sistemlerin çalışma prensibi


Yukarıda gördüğünüz resim aslında herşeyi anlatıyor. Hidrolik sistemlerin çalışma prensibi; az kuvvetle yüksek torklar elde etmektir. Bir pompayla tanktaki yağ basılarak pistona ulaştırılır ve pistonun haraket etmesiyle istenilen kuvvet ortaya çıkmış olur. Pistonun haraket etmesiyle oluşan kuvvet her şeye uyarlanabilir. Örnek vermek gerekir; iş makinaları, hidrolik asansörler, vinçler, frenler, uzay araçları, gemiler vb. Aklınıza gelebilecek her şeye uyarlanabilir.. Hidrolik sistemde asıl istenen güçtür. Hız değil. Hız istenen sistemlerde genellikle pnömatik kullanılır.



Yukarıda resimde basit devre elemanlarıyla oluşturulmuş bir hidrolik sistem görülüyor. Pompa yardımıyla hidrolik sıvı basılıyor ve asansör yukarı çıkıyor. Valf yardımıyla da herhangi bir arıza durumunda hidrolik sıvının geri kaçıp asansörün geri düşmesi engelleniyor. Çok değişik valfler vardır. Kontrol valfi, emniyet valfi vb. Emniyet valfi sistemden istenen barın(güçün) sınırlandırılmasına yarar. Atıyorum 30 barlık bir kuvvet isteniyor. Pompa sıvıyı basıyır ve asansörü kaldıramıyor. 30 bara kadar basar pompa. Yine asansör kalkmassa valf devreye girer ve artan sıvıyı tekrar tanka gönderir. Böylece sistemde oluşması mümkün tehlikeler bertaraf edilmiş olur.

Hidrolik sistemlerin avantajları genel olarak şunlardır;
  • Güç iletimi konusunda çok verimlidirler. (Güçü ileten hidrolik sıvıdır)
  • Hidrolik sistemler sessiz çalışırlar.
  • Hidrolik sistemlerin tamir ve bakımı kolay ve ucuzdur. (İlk yatırım maliyetlidir, göreceli olarak pahalıdır)
  • Uzaktan kumanda edilebilir. Bu konudaki aksamlar çok çeşitlidir.
  • Küçük basınçlarla büyük güçler elde edilebilir.
  • Yeni makina tasarımlarında tercih edilebilir.
  • Yaptığı işe göre çok az yer kaplar.
  • Otomatik ve elektronik sistemlerle hem kolay hemde tek merkezden kumanda edilebilir.
Dezavantaj olarak sayılabilecek pek fazla şey yoktur; genel olarak
  • Büyük gücler ortaya çıktığı için kontrolsüz sistemlerde kazalar meydana gelebilir.
  • Pis bir ortam oluşabilir.
  • Hidrolik sistemlerin ilk kurulum maliyeti yüksektir.

20 Ağustos 2009 Perşembe

Makina teknikerleri nasıl bir işe girmeli ?

Makina teknikeri için genel mana da nasıl bir işe girmeleri gerektiğini anlatacağım. Dikkat edin "genel". Sonra ben şunu, bunu biliyorum demeyin. Ayrıca bu iş yönlendirmesi sadece makina teknikerleri için geçerlidir.

Makina sektörünün çok geniş olduğunu biliyorsunuz; Dünya devi firmalar olduğu kadar çok küçük, hatta bir atelye de iş yürüten fimalar da vardir. Şimdi burda sizin sahib olduğunuz vasifları bilmediğim için genel olarak, meslek yüksek okulundan yeni mezun olmuş makina teknikerleri için konuşuyorum; Çok büyük firmalara işe girmeyin. Mümkün olduğu kadar küçük, hatta atelyeler de işe girin. Neden peki ? Hemen açıklayayım; Büyük firmalar da yükselemessiniz, büyük firmaların her şeyi bellidir, şefi, amiri, memuru. Hepsi bellidir. Yükselseniz bile çok uzun zaman alır ve çok çapalamanız gerekir. Büyük firmalar da çalışmamamız için başka bir neden de; işi öğrenemessiniz. Büyük firmanın kuralları vardır. Size bir makina, ya da sorumluluk verirler akşama kadar onunla dövüşürsünüz. Yani geniş çaplı bir çalışma olmadığı için öğreneceğiniz şeylerde kısıtlı olur... Temel 2 neden bu.

Peki makina teknikeri nerde çalışacak?. Küçük firmalar da, atelye bile olabilir. Çünkü küçük firmalar da her işi yaparsınız. Her işe siz koşarsınız, dolayısıyla çok kapsamlı bir makina teknikeri olursunuz. Bir diğer avantajlı tarafı da şudur; Eğer çalıştığınız küçük firma büyürse sizde orda yer edinirsiniz. Her anlamda yer. Tabi küçük firmada çalışmanın mesleki açıdan çok faydaları olmasına karşın kötü yönleride vardır. Hepsinin değil tabi. Kötü taraflarları şunlar olabilir; maaşı problemi, fazla yorgunluk, belirli bir çalışma saatinin olmaması... Bunlar katlanılması gereken şeyler olabilir. Ama dediğim gibi bu konu da genelleme yapmak çok yanlış.

18 Ağustos 2009 Salı

Makina teknikeri ne iş yapar ?

Tekniker; mühendisle, işci arasındaki kopukluğu gideren ara elemana denir. Teknisyenin bir üstü mühendisin bir altıdır. Bu tanıma dayanarak makina teknikerininde ne olduğu ortada. Ama bu sadece resmiyette geçerlidir. Reel iş dünyasında bu tanım çok anlamsız. Makina teknikeri olarak çalışanlar çok iyi bilir.

İş yerine girerken çok iyi bir alt yapı yoksa, makina teknikeri "vasıfsız eleman" muamelesi görür. Ama iş yerin de kendini geliştirip, üstüne bir şeyler katabilirse çok güzel yerlere gelebilir. Çünkü makina teknikeri tabiri, çok geniştir. Yani iş dünyasın da çok yeri vardır. Mühendis gibi en tepeden giremese bile yükselme imkanı vardır.

Bakin viki tekniker hakkın da ne diyor.

11 Ağustos 2009 Salı

Ukrayna da Üniversite Okumak isteyenler

Öss den umudunu kesenler kara kara düşünmeye başladı. Dönüm noktasındalar şu an da. Bir yere yerleştiklerin de sorunlar çözülecek ama "ya yerleşemessem" korkusu var. Tekrar mı sınava girilecek ya da başka alternatiflere mi bakılacak ?

Ben de bu arkadaşlar gibi DGS sınavına girdim ve açıkcası hiç umudum yok. Şimdi altertifleri ya da yapabileceğim şeyleri düşünmeye başladım.

Yurt dışın da eğitim konusun da biraz araştırma yaptım. Ukrayna fazla gözüme battı açıkcası. Hem ekonomik olarak fazla kasmıyor (diğer ülkerelere göre) hem de mayyak bölümler okuyabiliyorsun; Bilgisayar mühendisliği, uçak mühendisliği gibi. Lise de hangi bölümü okuduğunun bir önemi yok. Sadece gidip 1 sene hazırlık okuduktan sonra istediğin bölüme girebiliyorsun Ukrayna da. Uzaktan bakınca çok kolay geliyor insana ama eğitim sistemini çok kötü anlatanlar var; Dersler parayla geçilebiliyormuş mesela. Turkstudent den birisi bakın ne diyor "UKRAYNA TAHMİNEN TURKİYENIN 20 YIL GERİSİNDE OLUP, eğitim tamamen paraya dayalı bir sistemdir. sınavları geçmek için para vermek size pek mantıklı gelmeyecek ama bunun zorunlu olduğunu öğreneceksiniz. Bunu ukraynaya gittiginiz zaman ordaki öğrenciler de anlatıcaktır eminim."

Tabi bu sözlere bakarak bir genelleme yapmak yanlış olur ama ne demişler "ateş olmayan yerden duman çıkmaz". Demek ki bir şey var ki adam anlatıyor... Biraz araştırma yaptığınız da gerçekten Ukrayna'nın sütten çıkma ak kaşık olmadığını görüceksiniz. Benim amacım sizleri herhangi bir konu da yönlendirmek değil, sadece bilgi vermek, neyin nerde olduğunu göstermek.

Bir de tabi çok önemli olan bir şey daha var; Danışman şirketler. Bunların eline düşüp perişan olan insanlar var. Yazık. Okuma umutlarıyla ülkesini terkeden gencecik insanlara döşemeye çalışıyorlar. "Peki danışman şirketler olmadan nasıl gideceğiz ulan?" dediğinizi duyar gibiyim. Ben baktım öğrendim, size de söyleyeyim. Şimdi orda okuyan çok öğrenci var. Bunlar harçlıklarını çıkarmakta zorluk çekiyorlar. Danışman şirketleri yerine bu gencecik, tertemiz çocukları danışman olarak seçerseniz size canı gönülden yardım ederler. Tabi küçük bir miktar görmeniz gerekir bunları da; Sonuçta adam senin ordaki işlerini halledecek, seni havaalanında karşılacak, okula ve yurda kayıt olman da yardımcı olacak... Danışman şirketlere 10 basar bu gençler, bunlarla iş yapın, konuşun edin. Nerde bulaçağız peki bu pırlanta gibi çocukları derseniz; Bura da. Ukrayna da okuyan bir çok öğrencinin bilgilerini paylaştığı bir platform, kafanıza takılan soruları, fiyatları sorabilirsiniz bura da. Yardım talep edebilirsiniz.

Kardeşim benim danışmana verecek param yok, beleş olsun diyorsanız o da var. Ukrayna ulusal havacılık üniversitesi T.C öğrencileri derneği var. Girin sitesine, forumunu inceleyin, kafanıza takılanları falan sorun.

2009-2010 eğitim öğretim yılı için ortalama fiyatları kendi gözlemlediğim kadarıyla size aktarayım; Verdiğim rakamlar ortalamadır. Üniversiteden üniversiteye, şehirden şehire değişiklik gözterebilir, sadece fikir amaçlıdır.

  • Üniversite harcı; 3000$
  • Yurt ücreti: 150$ (yıllık; elektrik su içinde)
  • Aylık gider: 500$ (kişiden kişiye farklılık gösterebilir)
Aylık gider kişiye göre değişir arkadaşlar. 400$ ede idare eden var, 700$ yetmeyen de var. Tamamen kişiye bağlı. Genel konuşmak gerekirse her şey için de yıllık 10,000$ altına düşmeyen bir gider söz konusu. Uçak, vize, pasaporttan bahsetmiyorum bile. Sadece orda bir öğrencinin yıllık giderinden bahsediyorum.

Açık konuşmak gerekirse benim aklıma çok yatmıştı bu Ukrayna da üniversite okuma meselesi; Çünkü tükiyede ki devlet üniversitelerin de okurken harcayacağınız parayla aşağı yukarı ukrayna da okuyabiliyorsunuz, üstüne üslük öss derdide yok. Ama arkadaşlar bur da insanları yanıltan çok ince bir nokta var, yani insanlar oraya gidip en aşağı 5 senelerini harcayacaklar ve ellerin de bir şey olması gerekir. Ailenizin sizden beklediklerinden, çekeceğiniz zorluklardan bahsetmiyorum; sadece ne olabilir, ne olmayabilir? Bana göre, araştırmalarıma göre, orda okuyan, okumuş öğrencilerin fikirlerine istinaden ukrayna üniversitelerinin çoğun da eğitim vasatın altın da, tamam uçak mühendisliği diplomasını alabilirsiniz bir şekil de ama kendinize "uçak mühendisiyim" diyebilir misiniz bu muallakta kalan bir şey. "kendimi geliştiririm" diyebilirsiniz ama dili rusça olan 3. dünya ülkesinde ki bir üniversite de insan kendini ne kadar geliştirebilir?

Ben kendi adıma düşündüm ve bu riske değmeyeceği kanaatine vardım. Amaçınız sadece etiketse ya da bu riski almaya değer görüyorsanız, yeni bir macera arıyorsanız sölediğim gibi ukrayna da okuyabilirsinz.