Hayatım da merak ettiğim en büyük şey ölüm ve sonrasıdır. Öldüğüm de rüya gibi bir şey mi görücem yoksa bir şeyler hissedicek miyim yine. Bir mesaj olacak mı acaba o zaman. Ya da masaj. Çok bilinmez şeyler gerçekten, tahmin etmek imkansız… Hiçbir şey olmayacaksa da kalıcaksın öle, fosil.
Pek fazla akıl yürütmek istemiyorum bu tür konular da ama olabilecek şeyleri konuşmakta fayda var, daha doğrusu olma ihtimali en yüksek olanları. Bize, insanlara göre. Öbür dünya diye bir şey olduğunu düşünürsek tekrar bir uyanma olucaktır. Yani inanç sistemimize göre bir yargılanma için uyanma. O zaman çıkacağız yaratanın karşısına. Ne sorulacak acaba? Bana göre direk hesap işine girilir. Sonuçta yaptıkların belli. Ya da Cem Yılmaz’ın dediği gibi giriceksin akıllı fırına. Karşın da plazma tv. 1.baldıza sarkerken. Hem izliceksin hem kızarıcaksın. Böle…
Acaba diyorum, hani bu kadar güçlü bir varlık kararından dönemez mi?. Tamam her kitapta bir sözü var. İncil, Tevrat, kuran, bilmem ne. Hepsin de söz vermiş. Şunu yapın cennete, şunu yaparsanız da cehenneme. Güç ondayken bana göre bu sözlerinin hiçbir değeri kalmıyor. Yani düşünün güç on da zaten. Ne değeri olabilir ki sölediklerinin. Yarın keyifsizlenip “Koyarım lan bu dünyaya” diyip herkesi yok etmeyeceği ne malum? Sonuçta tek lafına bakıyor iş. Değil mi?
Bunlar doğru. Gerçekten doğru! İnanın bana. “Allah, şey, en güçlü, söz vermiş, şey” demeyin hiç. Olasılık dahilinde bunlar.. Bir sistem de tek baş varsa kötüdür. Sonuçta onu kimse hesaba çekemez. O ne derse o. Bir kral düşün; Bu adamı asın dediğinde asacaksın. Bu da böle.
Elden ne gelir peki bu durum da? Konuşuyoruz ediyoruz ama bir çözümde yok bu konu da. Sonuçta yaratılan biziz. Ne yapabilirsin ki? İstediğini yapar, tanrı. Sölediğine itaat etmekten başka bir şey yapılmaz, itaat etmekten başka. Nerden çekersen çek fotoğrafı boş yaşadığımıza geliyor iş. Tabi kimilerine göre çok dolu olabilir ama boş be. Düşündüğün zaman boş. Ama dediğim gibi elden ne gelir. Yarın yine işe gideceğiz, yine karımızla sevişicez. Ne yapıcaksın ki başka ?
Pek fazla akıl yürütmek istemiyorum bu tür konular da ama olabilecek şeyleri konuşmakta fayda var, daha doğrusu olma ihtimali en yüksek olanları. Bize, insanlara göre. Öbür dünya diye bir şey olduğunu düşünürsek tekrar bir uyanma olucaktır. Yani inanç sistemimize göre bir yargılanma için uyanma. O zaman çıkacağız yaratanın karşısına. Ne sorulacak acaba? Bana göre direk hesap işine girilir. Sonuçta yaptıkların belli. Ya da Cem Yılmaz’ın dediği gibi giriceksin akıllı fırına. Karşın da plazma tv. 1.baldıza sarkerken. Hem izliceksin hem kızarıcaksın. Böle…
Acaba diyorum, hani bu kadar güçlü bir varlık kararından dönemez mi?. Tamam her kitapta bir sözü var. İncil, Tevrat, kuran, bilmem ne. Hepsin de söz vermiş. Şunu yapın cennete, şunu yaparsanız da cehenneme. Güç ondayken bana göre bu sözlerinin hiçbir değeri kalmıyor. Yani düşünün güç on da zaten. Ne değeri olabilir ki sölediklerinin. Yarın keyifsizlenip “Koyarım lan bu dünyaya” diyip herkesi yok etmeyeceği ne malum? Sonuçta tek lafına bakıyor iş. Değil mi?
Bunlar doğru. Gerçekten doğru! İnanın bana. “Allah, şey, en güçlü, söz vermiş, şey” demeyin hiç. Olasılık dahilinde bunlar.. Bir sistem de tek baş varsa kötüdür. Sonuçta onu kimse hesaba çekemez. O ne derse o. Bir kral düşün; Bu adamı asın dediğinde asacaksın. Bu da böle.
Elden ne gelir peki bu durum da? Konuşuyoruz ediyoruz ama bir çözümde yok bu konu da. Sonuçta yaratılan biziz. Ne yapabilirsin ki? İstediğini yapar, tanrı. Sölediğine itaat etmekten başka bir şey yapılmaz, itaat etmekten başka. Nerden çekersen çek fotoğrafı boş yaşadığımıza geliyor iş. Tabi kimilerine göre çok dolu olabilir ama boş be. Düşündüğün zaman boş. Ama dediğim gibi elden ne gelir. Yarın yine işe gideceğiz, yine karımızla sevişicez. Ne yapıcaksın ki başka ?
